İlk Kurşun Gazetesi

ERZİN’DE ÇEVRECİLER KİRLİ SANAYİYE HAYIR DEDİ

Erzin'e bağlı Aşağı Burnaz Mahallesi mevkiinde, BAYEGEN firmasının yapmayı planladığı plastik üretim tesisinin yapılmaması için yetkilere seslenen Erzin Gönüllüleri Derneği Başkanı Hüseyin Ertaç'ın basın açıklamasının ardından Erzin Belediye Başkanı Ökkeş Elmasoğlu bölge milletvekillerine çağrıda bulundu.

ERZİN’DE ÇEVRECİLER KİRLİ SANAYİYE HAYIR DEDİ
  • 25 Nisan 2022, Pazartesi 9:44

KAMUOYUNA VE DEĞERLİ BASIN MENSUPLARINA

Bilindiği üzere Erzin'de, Burnaz Sahil Kumullarında, plastiğin hammaddesini üreten Polipropilen tesisi kurulması planlanmaktadır. Bu tesisi gerek Erzin Belediyesi, gerek Erzin halkı, gerekse Erzin Sivil Toplum Kuruluşları ve tüm bölge halkı istememektedir.

Bu tesislerin, gerek üretim, gerekse atık süreçleriyle tarım arazileri, su kaynağı, insan sağlığı ve doğal yaşam üzerinde büyük bir tehlike oluşturduğu sayısız bilimsel verilerle ortaya konmuştur.

Narenciye üretim ve ihracat merkezi olan Erzin'de, üstelik bölgenin en önemli tatlı su kaynağı olan, aynı zamanda endemik türleri barındıran Burnaz mevkiinde, zehirli plastik hammadde fabrikası kurulma planı, bölgenin kimyasal bir alana dönüşme sürecini daha da hızlandıracak, narenciye, tarım ve Burnaz tatlı su rezervinin sonunu getirecektir.

Erzin, geçmişte kömürlü termik santrallere karşı onurlu mücadelesini vermiş, gelişen tarihi süreç bu mücadelenin haklılığını ortaya koymuş ve dünya fosil yakıt kriziyle baş başa kalmıştır.

Dünyayı iklim ve gıda krizi beklerken tarım alanlarının, su kaynaklarının yanı başına kimyasal tesis yapmanın açıklaması bulunmamaktadır.

İskenderun körfezi ve Erzin yeterince kirletici kuruluş tarafından zaten fazlasıyla kirletilmektedir. Erzin ve çevre yerleşimlerinin, tarım alanlarının denizden esen hâkim rüzgârların da etkisiyle daha fazla zehirli gaza, kirleticilere maruz kalması kaçınılmaz hale gelmektedir.

Bizler, Erzin'i temsil eden Sivil Toplum Kuruluşları, meslek odaları, kooperatifler muhtarlar ve Erzin halkı olarak İskenderun Körfezi'ni zehirli kimyasal üretim merkezi yapacak, bölge tarımını bitirecek, insan sağlığını tehdit edecek, kumsallara ve oradaki endemik türlere zarar verecek, tatlı su kaynaklarını yok edecek böyle bir tesisi istemiyoruz.

Tesisin kurulmaması için her türlü demokratik ve hukuksal mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.

TESİSLERİN KURULMASI HALİNDE BÖLGEMİZDE ETKİLERİ

Birkaç ay önce "Yok, bunu yapamazlar" diyebileceğimiz türden bir haberle daha karşılaştık. Ancak maalesef yapmaya kalkışıyorlar.

Narenciyenin başkenti Erzin, İssos gibi bir antik bölgeye, Burnaz gibi eşi benzeri bulunmaz bir sahile, birinci sınıf tarım toprağına ve iklimine sahip bir bölge.

Ülkemizde o kadar yer varken neden Erzin? Başka yer mi yoktu?

Sahilimizde kurulması planlanan bu tesis öncelikle hammaddesi olan propan gazını ithal edecek ve gemilerden karayoluyla tankerler aracılığı ile tesislere taşıyacaktır. Gazların transferi ve tesislerin işletilmesi sırasında 200 tona yakın partiküler madde, karbon monoksit, azot oksit gibi zehirli gazların salınımı mümkün. Bu gazlar halk sağlığı ve bitki sağlığı açısından son derece tehlikeli zehirli uçucu maddelerdir. Tehlike sadece Erzin ile kalmıyor, Dörtyol başta olmak üzere tüm bölgeyi direkt etkiliyor.

İmalat sırasında ayrıca asetaldehit, aseton, benzen, toluen, trikloroetilen, triklorotoluen, ve ksilen gibi adını bile telaffuz etmekte zorlandığımız zehirli maddeler havaya karışacaktır.

Üretim sırasında bu uçucu gazlar havaya karıştığında, ısı etkisiyle direkt yere inecek, toprağa ve suya karışacak, canlılar tarafından solunacaktır.

Bizlere bu zehirli gazlar için tesislerin bacalarına filtre takacaklarını söyleyeceklerdir ancak daha önce de karşılaştığımız gibi filtrelerin çok pahalı olması nedeniyle kullanılmayacaktır. Kaldı ki filtreler tam olarak bu zehirli gazları engelleyemiyor. Engellese bile biz bu riski almak istemiyoruz.

Diğer bir konu da su kaynaklarımızın gasbedilmesidir. Tesislerin soğutulması için önemli oranda soğuk suya ihtiyaç vardır, bunun için büyük bir olasılıkla Burnaz tatlı suyu, yetmediği zaman yeraltı artezyen suları, o da yetmediği zaman deniz suyu kullanılacak ve sıcak su olarak tekrar denize dökülecektir. Bu da deniz suyunun ısınması ve tüm canlıların ölümü demektir.

Bütün bunların olması demek;

Hormonal dengesizlik, Cinsel bozukluklar,

Solunum sorunları, (Astım, Allerjik bronşit, ve KOAH)

Cilt hastalıkları,

Doğum kusurları, (Ölü doğumlar, sakat doğumlar)

Akciğer enfeksiyonları,

Kurşun zehirlenmesi ve Kanser demektir.

Ayrıca bahçelerin ve tarlaların yok olması, bölgemizdeki tüm endemik canlıların yok olması, denizde canlıların yok olması demektir.

Bizim hayatımız, toprağımız, denizimiz, dağlarımız ve en önemlisi çocuklarımız plastikten daha değerlidir.

BÖLGEMİZDE KİRLİ ve ZEHİRLİ SANAYİ İSTEMİYORUZ.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

TAZİYELER

tümü

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık