Dörtyol ve çevresi bir kaç gündür yağış altında.
Uyarı günler öncesinden yapıldı.
Hatta bir çok hemşerimiz bu yağışların gecikmesinden şikayetçiydi.
Şimdi ise şikayetin yönü değişti.
Yağmur suları ilçe merkezinde sel oluyor.
Bunun için 2007 yılında yağmur suyu deşarj hattı ihaleye çıktı.
2009 yılında ise tamamlandı.
Şehrin üst noktasında denize paralel bir hat yapıldı.
Amaç sel suları çarşı merkezine inmeden Özerli Çayına deşarj etmekti.
İkinci hat Abdi İpekçi Caddesi boyunca açıldı.
Amaç çarşı merkezine inen suları Özerli Çayına deşarj etmekti.
Üzerinden 10 yıl geçti maalesef iki hatta çalışmıyor.
En ufak bir yağışta Yeşil ve Kışlalar Mahallesine yağan tüm yağmur suları oluk oluk şehir merkezine geliyor.
Şehir merkezinde birleşen sularla birlikte İstasyon, Hacı Bayram Türkoğlu ve Yavuz Selim Bulvarlarından aşağıya sel oluyor.
D-817 karayoluna bağlanan tüm yollarda tam bir felaket tablosu yaşanıyor.
2007 yılında yapılan proje teknik açıdan doğru.
Şehre inmeden suları tutmak ve deşarj etmek en makul ve mantıklı olanı.
Şehir içerisindeki suları Abdi İpekçi Bulvarında toplayarak deşarjını sağlamakta.
Peki sorun ne.
Büyük ihtimalle imalat hatası.
Ya yağmur toplama ızgaraları doğru konulmadı.
Ya toplama kanalları yeterli büyüklükte ve doğru yapılmadı.
Yada o tarihten bu tarihe doğru bir yerel yönetim iş başına getirilip sorunun çözümü noktasında adım atılmadı.
Büyükşehir Belediyesi 2018 yılında sorunu çözdüğünü söyledi ama durum hala;
"Su akar Türk Bakar"
Bu sözü 1950 li yıllarda ilk defa bir Alman Mühendis kullanmış.
Su zengini ülkemizde elektrik üretimi için suyun kullanılmadığına dem vurmak için söylenmiş olsa da, bu gün tüm Dörtyol, sokaklarından gürül gürül akan suya bakıyor.
Sadece Dörtyollular değil Suriyeli misafirler bile sel sularından şikayetçi.
Alışık değiller; demek ki onlar, ülkelerinde böyle sorunlar yaşanmıyordu.
Türkiye'ye gelmişlerse alışacaklar.
Boşa mı tekerlememiz var;
Yağmur Yağıyor, Seller akıyor;
Arap Kızı Damdan bakıyor...