Günümüz dünyasında doğal yaşam, doğal beslenme ve hatta kişisel temizlik bile artık eskisinden çok daha zor. Çünkü, günlük hayatta kullandığımız kozmetik ürünlerin, ilaçların, cilt bakım ürünlerinin, gıdaların ve temizlik ürünlerinin çoğunda paraben var. Peki, bu paraben nedir?
Paraben bir koruyucu; ürünlerin raf ömrünü uzatıyor ve zararlı bakteri ve mantar oluşumunu engelliyor. Düşük maliyetli olduğundan, birçok kozmetik ürününde kullanılıyor. Eğer kozmetik ürünlerinin arka etiketlerinin üzerinde methylparaben, ethylparaben, propylparaben, butylparaben ya da benzylparaben isimlerini görüyorsanız, bilin ki o üründe paraben bulunuyor.
Ürünlerin içinde genellikle birden fazla paraben kullanılıyor. Ayrıca, mikroorganizmaların geniş etki alanlarına karşı koruyucu olduklarından, sıkça diğer koruyucu maddelerle de birlikte kullanılıyorlar. Karışımların içinde düşük seviyede kullanılan parabenin aktivasyonu, koruyucunun da aktivasyon müddetini uzatıyor.
Kozmetik ürünlerin içinde yüzde 0,01 ile yüzde 0,3 arası oranda bulunan paraben, ürünü bozulmaya karşı dayanıklı hale getirdiği ve raf ömrünü uzattığı için bugün günlük hayatımızda kullandığımız pek çok ürünün içinde var. Deride egzama, tahriş gibi alerjik reaksiyonlara yol açıyor. Yalnızca uygulandığı bölgenin yüzeyinde kalmıyor, cilde, dokulara, kana ve idrara dahi geçiyor.
Edinburgh Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre 20 ayrı tümörün 18’inde paraben olduğu tespit edilmiştir. Bu oran yüzdeliğe vurulduğunda yüzde 90 gibi korkunç bir rakam çıkıyor. Sonuç olarak, günlük hayatta sürekli olarak kullandığımız ve vazgeçemediğimiz pek çok deodoran, antiperspirant sprey, el ve yüz kremi gibi ürünler meme kanseri olma riskimizi ciddi anlamda yükseltiyor.
Danimarka Çevre Koruma Ajansı’nın 3 yaş altı çocuklarda yaptığı araştırma, parabenin endokrin yapısını bozucu etkisini kanıtladıktan sonra, Danimarka’da, propyl ve butylparaben isimli paraben türleri, 3 yaş altı çocuklara özel tüm ürünlerde yasaklanmıştır.
Aynı zamanda, Kasım 2011’de yapılan, kadınlarda kozmetik ürün kullanımıyla kandaki paraben seviyesi arasındaki ilişkiyi masaya yatıran çalışmaya göre, 332 deneğin yüzde 22’sinde kanda ethyl parabene ve yüzde 29’unda ise propyl parabene rastlanmıştır. Bununla birlikte, kozmetik ürünün kullanım frekansı arttıkça, kandaki paraben seviyesinin de yükseldiği saptanmıştır.
(devam edecek..)
